Duyguların Düşündürdükleri

Tanım

Bilgilerimin, duygularımın ve yaşadıklarımın paylaşım yeri


Bağlantılarım

* Ana Sayfa
* Profilim
* Arşiv
* Arkadaşlarım
* DAMAK ZEVKİ
* Ani
* Bilgi-Beceri
* Deneme
* Duz Yazi
* Hikaye
* Resim
* Siir
* pedagog@mynet.com
* yorumlar

dünya kadınlar günü

7/mart/2009-cumartesi






Merhabalar,

Bu hafta DÜNYA KADINLAR GÜNÜ münasebetiyle bir sürü etkinliğe tanık olacağız… Bu vesileyle herkesin dünya kadınlar gününü  kutluyorum…
Kadın okuyucular bu mesajdan kendilerine düşen payı almışlardır. Erkek okuyucular ise şaşkınlıkla kendilerini kadın yerine koyduğumu düşünmüşlerdir…  Merak etmeyin, şaşırmadım. Onları da hayatlarında ki kadınlar nedeniyle kutluyorum.  Anne olarak, eş olarak, kardeş olarak,  evlat olarak, arkadaş olarak  mutlaka hayatlarında bir ya da birkaç kadın vardır hepsinin. İşte bu kutlama onlara da aynı zamanda…
Biz kadınların duygu dünyasındaki renkliliği, karmaşıklığı, sentezi anlamak çok kolay değil galiba ya da ben öyle düşünüyorum. Belki bizi canlı tutan enerjimizi veren de yüce yaratanın bize verdiği bu çok özel kimlik… Ben sizlere bu konuyla ilgili, aslında pek çoğumuzun aklından geçenleri ifade eden ve çeşitli benzetmelerle kadının renkli duygu dünyasını anlatmaya çalıştığım dizeleri sunuyorum …

filozof


KADIN SEVERSE

 

Kadın kocaman bir okyanus gibi sever;

Bazen sessiz, sakin,  durgun,

Bazen fırtınalar kopar,

Hırçın dalgalar patlar…

Kumsal bile bu kavgadan yorgun,

Sahilde şaşkın bekler kayıklar.

 

Kadın bazen bir rüzgar gibi sever;

Kızgınlık ve öfke dolu yüreğini,

Saklar derinlere, diyemez sevdiğini.

Önüne geleni yıkar, kırar, parçalar.

Sığmaz içine coşku dolu duygular.

Fırtına da olsa gelip-geçer bu rüzgar…

 

Kadın bir bahar yağmuru gibi sever;

Bazen berekettir sevda çölüne,

Bazen damlalar döner,

Büyük gözyaşı gölüne.

O sevgi, içinde bolca keder saklar,

Akan gözyaşları, tüm yürekleri aklar.

 

Kadın sonsuz bir güneş gibi sever;

Sanki her şey onun etrafında döner,

Yüzü aydınlık, yüreği sımsıcak…

Sevgi dağıtır herkese kucak kucak.

Heyecanı vardır, aşk doludur,

Onunla gidilen yol, mutluluğun yoludur.

 

Kadın başka canlılar gibi sever;

Bazen bir kuş gibi neşeyle öter,

Bazen yırtıcı kaplan, bazen munis bir kedi

Bazen ürkek bir ceylandır sanki,

Kimse bilmez içindeki gizemi.

Binlerce duygu ve yüzlerce sevgi…

 

Kadın bir demet çiçek gibi sever;

Sevgisinde zarif ince bir doku.

Her zaman bambaşka bir koku,

Her gün apayrı bir renk…

Hatta kadındaki güzellik,

Binlerce çiçeğe denk…

 

Kadın severse adam gibi sever;

Yiğitçe, mertçe, korkusuz.

Geceler boyu kalır da uykusuz,

Vazgeçmez asla sevdasından,

Onun için sevgi önemlidir,

Yansa da yüreği, söz etmez acısından.

 

Kadın aslında KADIN gibi sever;

Bu yazılanlar hepsi gerçek.

Bir kadının duygularını bilmek,

Çok iyi anlamak gerek.

Aslında hayattan tek istediği;

Onu çok sevecek bir yürek…

 

Vildan Karabulut

 


Tarih: 21:49, 7/3/2009 Kategori: siir
Yorum (1) | Yorum yaz | Bağlantı

yılbaşı

31.aralık.2008-çarşamba





Yeni Yılınız Kutlu Olsun

Yıllarım geldi geçti nice yıllar
Her sene, yılbaşı kutladı kullar
Savruldu havada, paralar pullar
Yeni yılınız kutlu olsun dostlar

Tükendi takvim döküldü yapraklar
Coşkuyla dolacak, gece sokaklar
Ufak tefek olsa da bazı aksaklar
Yeni yılınız kutlu olsun dostlar

Ümitle girelim bir yıla daha
Kavga dövüşle düşmeyelim vaha
Şu ömürden bir yılda geçti aha
Yeni yılınız kutlu olsun dostlar

Bir yıl daha geçti bitiyor zaman
Yıllar gitmesin boşa, verme aman
Barış sevgi olsun yürekte her an
Yeni yılınız kutlu olsun dostlar

Necati KEÇELİ

                   
                    Ne kadar güzel dilekler dostlar... Herşeye rağmen ümitli olmak yeni yıldan güzel şeyler beklemek güzel... Ben de Necati Keçeli gibi yeni yılın tüm dünyaya barış ve huzur getirmesini diliyorum. 

                    Sevgili dostlar, mutlaka sizin için de öyledir… Yeni yıl , yeni bir başlangıç..Neye başlamak ama hiç düşündünüz mü?.. Hayat zaten devam ediyor..hayata yeniden başlamıyoruz ki. Yeni bir işe başlangıç mı?.. Yoo hayır işimiz de devam ediyordu ve ediyor.. Yeni bir aşk mı başlıyor hayamızda.. Yeni bir araba .. Yeni bir ev… Yeni bir kent ... Yeni bir ülke.. Yeni arkadaşlar... Hepsine hayır… Peki ne başlıyor…  

                Bence yeni tarihli yeni bir takvim..evet acı ama, başlayan sadece bu..Hatta belki de sonra hatırlaması kolay olsun diye icat edilmiştir o da.. Bazı önemli olayları sonra ki nesle aktarma kolaylığı.. Hayata devam ediyoruz… Ama insanın doğasında hep umut etmek, hep beklemek var ya… Her yeni başlangıç da içinde umut taşır, heyecan taşır..Bu nedenle yeni yıl, yeni başlangıç olsun istiyoruz biz..Bu ne güzel bir avuntu.. Ne güzel bir aldatmaca..Kimseye zararı yok..Hatta herkesi mutlu bile ediyor..Haa bir de artık ülkemizde de çok uygulanan bir yılbaşı çamı süsleme modası..Allah’tan plastik çamlar kullanılıyor çoklukla ..Yoksa ne büyük bir katliam olurdu değil mi.. Ağacın dallarına asılan minik süsler..ben de o dalları sağlık, mutluluk, huzur dileklerimle süslemek istiyorum tüm insanlık için...

            Bir arkadaşım bir gün tatil için şunu söylemişti bana “Ben tatile gitmiyorum. Bizler hayatımıza bir tatille ara vermiyoruz”… Çok şaşırmıştım. Ama doğru... Aslında tatille, yaptığımız işe, evimize, eşe dosta biraz ara veriyoruz yaşantımızda. Bunalmamak için, bıkmamak için, tazelenmek için... Bilmem hangisi doğru hiç ara vermemek mi biraz ara verip yenden başlamak mı?…  

 

Yeni Yıl Gelmiş

Hiç boşuna uğraşma;
Yeni de olsan,
Açmam sana kapımı.
Sizleri iyi tanırım,
Daha fazla ağartmam                                                                                       Saçlarımı...

Davetsiz misafirsin bende.
Karşılamıyorum,
Alkışlamıyorum seni.

Ne çamları katlediyorum,
Ne gelişine mumlar yakıyorum,
Ne de;
Şerefine havai fişekler atıyorum...

Bir feleğe,
Bir kendime,
Bir de;
Senden öncekilere çatıyorum...

Senden öncekiler de yeniydiler,
Şimdi onlar da eskidiler.
Hep ben istemiştim;
Ama onlar benden götürdüler...
Vermek yazmaz kitabınızda,
Sizler hep alansınız.
Sizler hep çalansınız,
Sizler hırsızsınız,
Hırsız! ...

Şikâyetçiyim sizlerden
Zalim yıllar.
Haydi, cevap verin:
Çocukluğumu, gençliğimi
Nereye sakladınız?
N’olur söyleyin bana
Onlara ne yaptınız?
Hayallerimi, ümitlerimi
Üç kuruşa kimlere sattınız? ...

Yeni yıl da olsanız,
Eski yıl da
Benim için;
Birbirinizden farksızsınız...

 Ömer Osman Avcı

                
                  Off ne hazin  değil mi… giden yılla beraber hayatımızdan çalınan tüm eski yıllar… Çocukluğumuz, gençliğimiz, öğrencilik yılları, ilk aşkımız… Hepsi o eski yılların içinde saklı…  Giden bütün yıllar geldiklerinde neşeyle ümitle heyecanla karşılanmışlardı… hepsi şimdi gittiler.. Eski yıl oldular..ve hepsinde geleceğe ait hayaller, ümitler, beklentiler vardı..bunların hangisi gerçekleşti?Hiçbiri demeyin sakın.. Belki çoğu da geçekleşmiştir...Önemli olan bunların size mutluk verip vermediği..geçen yılların iyi mi, kötü mü geçtiği..bu soruya vereceğiniz samimi cevap ne olursa olsun.. Acı, keder- sevinç, mutluluk..neyse.. İyi ki yaşanmıştır.. İyi ki varsınız.. Biliyor musunuz? .. Yaşadıklarımız her neyse, biz var olduğumuz için yaşanmıştır ve hepsi bize bir şeyler vermiştir.. Olgunlaşma denilen şey işte bu yaşanılanlardan elde edilenlerdir..

               Yılbaşını herkes için doğum günü kabul edip, herkesi kutluyorum. İyi doğdunuz, iyi ki yaşadınız…Allah’tan sizlere uzun ömürler diliyorum…Daha çok yeni yılları eski yıl yapmanız için…

               Mutlu ve sağlıklı yıllar hepimize…

filozof


Tarih: 16:23, 31/12/2008 Kategori: siir
Yorum (3) | Yorum yaz | Bağlantı

mevlana haftası

 

 
15/aralık/2008-pazartesi




Merhaba sevgili dostlar,
Bu hafta Mevlana haftası biliyorsunuz.Bize düşen büyük veliyi bir 
kez daha anmak.Sevgi konusu açılınca en büyük usta, en büyük düşünür Hz.Mevlana Celaledin-i Rumidir.Yalnızca bize değil tüm insanlığa sevgi dersi verir.
 


Gene gel, gene.
Ne olursan ol, ister kafir ol,
İster ateşe tap, ister puta,
İster yüz kere tövbe etmiş ol,
İster yüz kere bozmuş ol tövbeni...
Umutsuzluk kapısı değil bu kapı,
Nasılsan,
Öyle gel...
 


Mevlana Celaleddin Rumi


 
         Ne müthiş bir çağrı bu…Hiçbir şarta , hiçbir kurala, hiçbir gruba yönelmemiş.Herkesi, hiçbir ayırım yapmaksızın o sevgi denizinde buluşmaya davet ediyor.Ne büyük bir gönül birliği değil mi?Ve de içinde bu büyük birliktelikle beraber, büyük bir kabul, büyük bir hoşgörü ve ümit taşıyor.Hiçbir zaman vazgeçmemek gerektiğini de vurguluyor aynı zamanda. Bu çağrıda umutsuzluğa asla yer yok. Tüm insanları,  başka olmaya çabalamadan, değişmeden, olduğu gibi gönül kapısından geçip sevgi bahçesine davet ediyor…

        
           Hz. Mevlana ünlü eseri mesnevide bize zaman zaman, çok önemli manzum öğütler veriyor. 
 


Güneş gibi ol şefkatte, merhamette.
Gece gibi ol ayıpları örtmekte.
Akarsu gibi ol keremde, cömertlikte.
Ölü gibi ol öfkede, asabiyette.
Toprak gibi ol tevazuda,mahviyette.
Ya olduğun gibi görün, ya göründüğün gibi ol.
 

 
Mevlana Celaleddin Rumi

      
          Ben bu dizeleri şöyle yorumluyorum:

1-Güneş nasıl tüm dünyayı ışıtıyor, ısıtıyorsa, gösterdiğimiz merhamet de büyük-küçük, zengin-fakir, güzel-çirkin, genç-ihtiyar demeden herkese ulaşmalı.
2-Ama tam tersi insanların utançlarını yüzüne vurmak bir yana, karanlıkta imişcesine hiç görmemeli...
3-Öyle verici olmak lazım ki, gücünüz neye ne kadar yetiyorsa, maddi, manevi verebildiğiniz kadar verin, su gibi olun, gönüllere akın, diye öğütlüyor  bize Hz. Pir…                      
4-Ah bir de öfkemizi yenebilsek…İnsanın en büyük savaşı kendisi ile, öfkesi ile.Sabretmeyi becerebilsek, sakince karşılasak olayları…
5-Bir de kazandığımız başarılar bizi şaşırtmasa…Güzellik, zenginlik, şan, şöhret…Nasıl geçici. Bunlar bize yaratanın emaneti. Olgunluk ve alçakgönüllülükle, büyüklenmeden taşıyabilsek bu emanetleri…
6-Galiba bunların içinde en zoru “olduğu gibi görünmek ya da göründüğü gibi olmak”. Aslında çok kolay…Herhangi bir çaba sarfetmek zorunda değilsiniz. Ama her zaman, kolayı başarmak daha zor galiba.

         Sözlerimi Hz. Mevlana’nın dizeleri ile bitirmek istiyorum.Yarınlarda yeni sözler söylemek üzere hoşçakalın.   

                                                                                                   Her gün bir yerden göçmek ne iyi.                                      
Her gün bir yere konmak ne güzel.
Bulanmadan, donmadan akmak ne hoş.
Dünle beraber gitti cancağızım,
Ne kadar söz varsa düne ait.
Şimdi yeni şeyler söylemek lazım.

Mevlana Celaleddin Rumi


Tarih: 13:32, 15/12/2008
Yorum (yok) | Yorum yaz | Bağlantı

<- | Sonraki Sayfa ->

Sitenizesayac.com